İbrahim Çamkerten, Aksaray Belediye Başkanı Adayı

Demokrasi ile Aldatmak

Bir Baştan Bir Başa Anadolu
Katliam ve BOP ] İnce Bir Sanat ] Karmaşık Bağlar ] [ Demokrasi ile Aldatmak ] Allah ile Aldatmak ] Laiklik’le Aldatmak ] Obama'ya Sorular ] Davos? ] Dün ve Bugün ]

 

Up

Demokrasi ile Aldatmak
   
   
       
   
   
Demokrasi?
Bir Değerlendirme
Terör ve Demokrasi
Özgürlük + Eşitlik + Kardeşlik
Siyasi partiler, “demokratik yaşamın vazgeçilmez unsurları” olarak tanımlanır. Ülkede tek siyasi parti olursa yönetimin diktatörlük, çok parti olursa demokratik olduğu anlayışını halkın kafasına, belleğine çiviyle çakarcasına yerleştirmek için olmadık yalan üretilir; dolaplar çevrilir. Demokrasi adına yapılan bunca numara ve dubara; kapitalist sömürüyü halktan gizlemek ve devem ettirmek isteyen güçlerce, demokrasi ile aldatma oyunu olarak gündemde tutulmak zorundadır.

Bencil duyguları ve hırslarından arınmış, yüreği yurt ve halk sevgisiyle dolu, aklı ve bilgisini toplumun mutluluğu için kullanan idealist politikacı, demokrasiyi kurmak ve yaşatmak için çalışır. Örnek mi? işte Mustafa Kemal.

11 Kasım 1938 sonrası ülke kaderine hükmeden politikacılar, demokrasi kavramını halkı aldatmak ve uyutmak için kullanmışlardır. Halk deyimiyle “at, binicisine göre kişnemiştir”.

1946 da tek parti rejiminden çok partili demokratik yaşama geçildiği, iddia edildiği gibi doğru olsaydı; 62 yılda ve özellikle de günümüzde 50 küsur siyasi parti ile ülkemiz, dünyanın en demokratik ülkesi olmalıydı. Bugün yaşanan gerçek, 1946 öncesi demokrasiden kalan kırıntıların da yok edilmeye çalışıldığı bir süreç içindeyiz. Demokrasi hokkabazları bir yandan halkı demokrasi ile aldatırken, öte yandan var olan demokrasiyi de kendilerine benzetiyorlar. Adolf Hitler de demokrasi havarisi idi.

Kapitalist sistemde tek parti bünyesindeki burjuvalar, iktidar nimetlerinden aslan payı alırken, parti dışında kalanlar veya parti içinde üvey evlat muamelesi görenler, iktidar nimetinin hortumlarını, kendi kasalarına yöneltmek için başka veya yeni bir parti kurarak, iktidar olma hesabı yaparlar ve seçimlere hazırlanırlar.

Her yeni seçim, 4 veya 5 yıl, ülkeyi ve halkı burjuvazinin hangi kesiminin sömüreceği hesabıyla yapılır. Seçim meydanlarında hepsi aynı nakaratı yineler, iktidar olduklarında adlar ve simalardan başka bir şey değişmez. Seçimler, halkı demokrasi ile aldatma oyunundan başka bir şey değildir. Bütün seçimlerde yapılan da budur. Çok uzağı değil de 20, 25 yıl geriye doğru düşünürsek bu gerçeği kolaylıkla görürüz.

Burjuva demokrasisi, toplumun siyasi düzeninin bir biçimi olarak, nihai bakımdan kapitalist üretime hizmet eder ve o toplumun üretim ilişkileri tarafından belirlenir. Sınıflı toplumlarda, demokrasi, egemen sınıf tarafından yürütülen bir diktatörlük biçimidir. Aslında yalnız egemen sınıflara mensup kimseler için var olan bir sınıf demokrasisi karakteri taşır.

Bunun içindir ki, burjuvazi demokrasiyi; kendi sınıf egemenliğini sürdürme aracı olarak kullanır.

Burjuvazi, her tür uyutma çabasına rağmen oluşan toplumsal muhalefeti bastırmak için, hükmettiği devletin kolluk güçlerini, yani halkın bir kesimini baskı altında tutmak için diğer kesimini kullanır. Ekonomik, demokratik ve siyasi hak talepleri uğruna yapılan grev, miting, toplantı ve yürüyüşleri şiddet ve gaz bombalarıyla bastırdığını her gün gözlemliyoruz. Esefle belirtmek gerekiyor ki, baskı aygıtı olarak kullanılan kolluk güçleri de halkın diğer kesimidir.

Demokrasi ile aldatma olayını bilinçli sınıf mantığıyla irdelediğimizde, saltanatını sürdürme güdüsü içinde olan burjuva sınıf, kendi açısından haklı olabilir. Evi soyulan Nasrettin Hoca’nın “kapın sağlam değilmiş, pencereye demir takmamışsın” diyen komşularına “yahu hırsızın hiç mi suçu yok” diye çıkışması, ‘bize bir şey anlatıyor’ olmalı. Diyalektik yöntem, yaşadığımız sorunlarda bizim payımızın büyük olduğunu söyler.

Zira rahatsız olduğumuz ortamın oluşmasında katkımız vardır.


Bekir Özgür
   
             

 

 

Türkiye, Türkiye Gerçekleri, Avrupa Gerçekleri, ABD Gerçekleri, Kafkasya Gerçekleri, Ortadoğu Gerçekleri

İbrahim Çamkerten: Aksaray Belediye Başkan Adayı, CHP, Cumhuriyet Halk Partisi; Camkerten Anadolu'nun Kalbi Aksaray'ın Belediye Başkan Adayı;2009’da Yönetimi, Ekonomiyi, Siyaseti, Turizmi, Kültürü, Dış İlişkileri, Diplomasiyi, Bilimi, Teknolojiyi, Türkiye'yi, Dünya'yı, Yabancı Dilleri Bilen; Basiretli, Şehircilik Uzmanı, Yurtsever ve Toplumcu Bir Belediye Başkanınız Olacak!