Up
Beypazari Günlük Kultur Tur Programı
Sabah 07. 30’da hareket ediyoruz. Güzel bir yolculuktan sonra Beypazarı’na gelindiğinde inilen son dönemecte ansızın önümüzde beliren bu güzel yerde gezimiz önce İnözü vadisi boyunca Ankara’yı İstanbul’a bağlayan tarihi kervan yolunu izleyerek, Karagöl’e uzanıyoruz; otobüsümüzden inip çam ağaçları arasında mis gibi kır ve çam kokan, sakin durgun Karagöl etrafında yürüyüş yapıyoruz. Yürüyüş sonrası çayımızı yudumlarken bakışlarımız kuzeyde bir koni gibi yükselen, Anadolu söylencelerinden birisinin kahramanı olan hani şu Bolu Beyine meydan okuyan Köroğlu’nun tepesine takıldığında, "Benden selam olsun Bolu Beyine" türküsünü çalarken rehberimizin anlatacağı Köroğlu söylencesini dinliyoruz.
Karagöl’den sonra Beypazarı’na dönerken Beypazarı maden suları fabrikasını ziyaret ediyoruz. Maden suyunun tadına bakıyoruz ve işletme hakkında bilgi aldıktan sonra İnözü çayı ve onun oyduğu İnözü vadi si kıyısındaki huzurlu, yemyeşil bir doğanın içinde güzel bahçeler içinde yer alan, Beypazarı’nın taş fırınlarında pişirilen yöresel lezzetli yaprak sarmalı, güveçli ve 80 kat, oklağaçla açılmış bol cevizli baklavalı servisi olan restaurantımızda öğlen yemeğimizi alıyoruz.
Yemek sonrası Ankara’nın yanı başındaki Firigler döneminden beri iskan görmüş, Selçuklu ve Osmanlı zamanında Ankara’yı İstanbul’a ve Konya üzerinden Hicaz’a bağlayan kervan yolu üzerinde bulunan, adını tımarlı sipahi beyinden alan, adından anlaşılacağı üzere çok canlı bir alışveriş yeri olan şirin eski Türk mimari tarzındaki evleri, Selçuklular zamanından kalma Sultan Alaaddin ve Osmanlı zamanından kalma Akşemseddin ve Kurşunlu camili, Sulu Hanlı, Rüstem Paşa Hamamlı, Boğazkesen kümbetli, Gazi Gündüzalp ve Kara Davut türbeli Beypazarı’nı Hıdırlık tepeden yukardan, kuşbakışı seyrediyoruz. Bu doyumsuz manzaradan sonra Beypazarı’na iniyoruz.
Bakırcı, kalaycı, demirci, berber ve terzi gibi zanaatkarlarının hala eski günlerde olduğu gibi mesleklerini icra ettikleri, gümüşün telkari denilen işlenmiş haliyle beğeniye sunulduğu albenisi çok gümüş işleme ve el sanatlarının sergilendiği "El Sanatları Merkezi ve Halı Kilim Dokuma merkezini geziyoruz.
Daha sonra Pazar yerinde Beypazarı’nın eko tarımla üretilmiş yöresel tatlarından ihtiyaç duyduklarımızı alıyoruz. Dostlarımıza hediye edeceğimiz meşhur Havuç Lokumunu ve Beypazarı tatlarından olan Beypazarı Kurusundan da aldıktan sonra içimizde güzel bir gün geçirmenin verdiği huzur ve dinlenmişlikle 19.00 sularında Ankara’ya dönüyoruz.
Bir başka Transanatolie turunda buluşmak üzere diyerek vedalaşıyoruz.
Fiyat
Fiyata dahil hizmetler
Fiyata dahil olmayanlar
TransAnatolie Tour
Sayfa Basi| Bilgi| Rezervasyon
[ Home ] [ Up ]