Güneydoğu’daki 22 Temmuz seçim sonuçlarını ve ileriye yönelik beklentileri alalım:
1) Güneydoğu’da hem AKP-DTP
çatışması hem de örtüşmesi ile karşı karşıyayız. Biri
İslamcı, diğeri Kürtçü (ayrılıkçı). Ortak noktaları ne?
Cumhuriyetin değerlerine ve Lozan’a mesafeli (ve karşı)
durmaları.
Her ikisi de bu nedenle, ABD ve AB’nin Türkiye üzerindeki
hesapları (ve talepleri) ile örtüşüyorlar.
2) AKP iktidar partisi (ve iktidar); DTP ise muhalefet olarak sergilenmiş durumda. CHP ve MHP, ABD ve AB karşısında “ortaya net ve stratejik tavır koyamadıkları için” gerçek bir muhalefet olamıyorlar. Üstelik MHP’nin Abdullah Gül’ ün Köşk’e çıkışına verdiği destek, AKP’nin iktidar koltuğunu sağlamlaştırmaktan başka bir işe yaramadı.
İktidar ve muhalefet adeta AKP ile DTP arasında bölüştürülmüş durumda. ABD, AB ve İsrail’in AKP üzerinden yürüttüğü plan başarılı bir biçimde işliyor. CHP kendi iç iktidar ve muhalefet kavgası içine itilmiş; MHP, AKP’nin yerini sağlamlaştırmasına yardım eder bir görünümde.
- AKP’nin İslamcı
iktidarına karşılık,
- DTP Kürtçü (ve bölücü) muhalefeti oynuyor.
ABD ve AB,
iktidardan da muhalefetten de çok memnun. İşbirliği yapsalar
Batı kazanıyor; çatışsalar da Batı’nın sonuçta kaybettiği
bir şey olmayacak. İktidar da muhalefet de “Batıcı” olduğu
için emperyalizm her iki durumda da kaybetmiyor.
İslamcı Kürtçü uzlaşması mı?
Acaba ABD (ve AB) önce biraz kapıştırıp sonuçta her iki
tarafı da kendine muhtaç hale getirecek bir süreç mi
başlattı? Öyle ya, her iki taraf da onların denetiminde,
ipleri Batı’nın elinde.
“İşbirlikçi bir İslamcı Kürtçü yapılanma” en ideali olurdu.
Batı emperyalizminin BOP içindeki hedeflerine büyük katkı
sağlardı.
Biraz geriye dönüp Batı’nın Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP)
üzerindeki engellemelerini anımsamakta yarar var.
GAP,
BOP’un alternatifiydi
Güneydoğu Anadolu Kalkınma Projesi (GAP), dünyanın sayılı
bölgesel kalkınma girişimlerinden birisiydi ve halen de bu
potansiyeli vardır. GAP neydi?
- GAP, Güneydoğu Anadolu’da yalnız sulama ve elektrik
enerjisi projesi değildir; çok geniş kapsamlı iktisadi,
sosyal, kültürel ve siyasal bir projedir. Sosyal devletin
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya elini uzatıp onu kucaklaması
projesidir.
- İktisadi alanda tarıma
dayalı sanayiden imalat ve enerji sanayii dallarına;
ulaştırmadan iletişime çok geniş ve kapsamlı bir projedir.
- Yalnız Türkiye için değildir. İran, Irak, Suriye, Lübnan
ve Ürdün’e de etkisi vardır. Böylelikle, “bölge ülkeleri
arasında iktisadi işbirliği için bir öncü proje
niteliğindedir”. Türkiye ve bölge ülkeleri arasında iktisadi
(ve siyasi) işbirliğinin öncüsü olacak konumdaydı.
- Devlet ilk yıllarda, “kişi başına yatırım olarak”, en
büyük altyapı yatırımlarını GAP çerçevesinde buraya yapmaya
başladı.
- ABD, AB ve İsrail, GAP
projesini sabote etmek için ellerinden gelen her şeyi
yaptılar. PKK terör örgütü Batı tarafından, GAP’ın önünü
kesmek ve BOP’un yolunu açmak için başlatıldı.
Batı, kredi ve yatırım konusunda GAP’a tamamen uzak durdu,
projenin yürümesini istemedi. Ankara’nın isteğine rağmen
teknik yardım vermedi.
Çok ilginçtir, GAP’ın Ankara tarafından başlatılması ile
PKK’nin silahlı eylemlere yönelmesi aynı tarihlere rastlar.
- PKK terörü, ABD ve AB
tarafından desteklenmese ve GAP Ankara hükümetleri
tarafından planlandığı gibi yürütülmüş olsa, “sosyal devlet
Güneydoğu’da etkili ve başarılı olacaktı”.
Ancak ne Türkiye’de sosyal devletin gelişimi ne de komşu
ülkeler ile bölgesel işbirliği ABD, AB ve İsrail tarafından
hiç istenmedi ve engellendi. Batı desteği ile Ankara’ya
taşınan kimi hükümetler, Güneydoğu’ya Washington ve
Brüksel’in gözü ile bakmaya başladılar. Sosyal devleti
etkisiz hale getirirken GAP’ı da bir kenara ittiler.
- AKP hükümeti,
Güneydoğu’da sosyal devlet ve iktisadi kalkınma yerine
“kömür ve yiyecek dağıtarak” işini yürüttü. “Balık tutmayı
öğretmek yerine” balık vererek amacına ulaştı. Aynen
Marshall Yardımı ile ABD’nin bizim tesislerimizi kapattırıp
askeri malzeme vermesi gibi.
Yazımın başında AKP ve DTP’nin bugün Güneydoğu’da “iktidar
ve muhalefet sandalyelerinde” yarıştığını söylemiştim.
Bu süreç, ABD ve AB’nin BOP operasyonunun bir parçasıdır.
Oysa Türkiye Cumhuriyeti’nin planladığı GAP, BOP’un önünü
kesecek alternatif bölgesel işbirliği projesiydi.
Batı emperyalizmi, GAP’ın önünü kesti. İşleri piyasaya havale ettirdi. Şimdi BOP’u uygulamaya çalışıyorlar. Bölgede bugün GAP yerine İsrailliler, Amerikalılar ve Hıristiyan misyonerler oyunlarını oynuyorlar. Hem de hepimizin gözleri önünde…
5 Kasım ertesinde ve Abdullah Gül’ün Amerika ziyaretinden sonra neyi konuşuyoruz? Amerika PKK’yi geri çekecek ve AKP hükümeti buna karşılık onun Ortadoğu politikasına fiilen katılacak. Kısacası, “Küçük belanın rafa kaldırılması karşılığında başımıza büyük bela, BOP sarılacak”. Amerika, PKK şantajından sonuç almış görünüyor. Ya da AKP ile Washington arasında oynanan bir oyun bu… Hem de Türkiye üzerinden…
